Sevmek; İçinde güvercinlerin uçuş haliydi oysa düşlerimde, Eski püskü ezgili bir türküydü, Tıramvadan çıkmış yepyeni bir gülümseyiş haliydi, Ağlayan çocuk gözlerine bahar balonları süsleyendi, Kirlenmiş avuçlarında beyaz bir kelebekti tertemiz Tertemiz !!!
Dipdiri bir vücudun en sakat ama, gizemli bir yeriydi, Aşığın gözlerinde saklanan kanlı bıçaklı bir katildi, Yalan hayatın ta kendisiydi !!!
Sevmek; Bir uçurum kıyısında sevgilinin hayali ile sevişmekti, Kollarında dans etmekti... Şimdi sevmek eski siyah plaklar gibi kara, Yepyeni yürek sevdasında yeşeren çiçekti...
Hadi çehrelerime sun yalan gözlerini... Hadi kandır beni yine tomurcuk tomurcuk açan zehirlerinle, Gülüşlerime batır siyah lekelerini, İçime işle tövbeli geçmişini... Savur rüzgarını düşlerime, Darmadağın et renklerimi, Buda sana yakışır...
Önce, rahat olmayı dene. Ben, bir karış mesafeden, gözbebeklerinde kendi mimiklerimi ve tebessümümü görerek, bu tonda konuşuyorsam seninle; Gülümsemeni beklemeye hakkım var, değil mi? Kendini iyi hisset. Ve gülümse.....
Günün birinde yeni bir işyeri açmaya kalkarsam, benimle çalışan herkes önce gülümsemeyi bilenlerin arasından seçilecek. Ve sonra onlar problemlerin üzerinden gülümseyerek atlamayı öğrenecekler.
...VE Bütün kapıların üzerinde notlar olacak,kocaman: "GÜLÜMSE"
Gülümseyen insanlarla mı yoksa gülümsemeyen insanlarla mı vaktini geçirmek isterdin? İşyerinde, verimin yükselir miydi? yüzüne baktığın herkes gülümsüyor olsaydı? Ve sokaktaki problemler insanlar gülümsediğinde mi gülümsemediğinde mi daha kolay çözüme ulaşırdı? Kendini iyi hisset. Ve gülümse.... Gülümsediğinde kendini daha da iyi hissedeceksin...
Gülümse inadına Düşmanlar çatlasın
Gülümse herşeye rağmen Bir papatya busesi gibi
Tüm olumsuzlukların ardından Tüm çığlıkların ardından
Gülümse inadına gülümse Çatlasın düşmanlar
Tüm masumlar adına gülümse Kara yüzler için de gülümse
Vazgeçme inadına gülümse Ağlasan bile gülümse...
...VE ŞİMDİ,SEBEBSİZ YERE GÜLÜMSE "SIRF GICIKLIK OLSUN DİYE !!!"
sana uykular taşıyacağım deliksiz süslü kahvaltılar gibi kahvaltısız sabahlar seni uyandırmanın en güzel yolunu bulup kıyamayacağım uyandırmaya kimse görmüş değil henüz bir meleğin nasıl uyuduğunu ama hala benzetiriz bir meleği bir güzelin uykusuna ama sen melekler gibi uyuma melekler gibi uyan tam da çağla zamanında baharın gözünün sürmesini yüreğime akıtman bir uykunun en güzel yanı seninle uyanmaktır senden uzak bir uykuyla kandıramıyorum hiçbir geceyi.
Karlı bir kış günüymüş... Yağan kardan üşümüş küçük kırlangıç, yalnız bir adamın penceresinin dışına gelip gagasıyla camı tıkırdatmış, adeta adamın onun içeri girmesine müsade etmesini istemiş.
Yalnız adam bu isteği görmüş, "olmaz alamam, git başımdan" der gibi kuşu kovalamış, sonra da kendi kendine söylenmiş;"Hıh, camı tıkırdatmakla kendisini içeri alacağımı mı sanıyor acaba..?"
Gecenin ilerleyen saatlerinde canı sıkılmış, rüzgar ve soğuk arttıkça yalnız adamı daha başka düşünceler sarmış, kırlangıcın arkadaşlığını geri tepmekten biraz pişmanlık duymuş...
"Keşke kuşu içeri alsaydım. Ona biraz yiyecek verirdim. Minik kuş oradan oraya uçar, neşeli sesler çıkartır, cıvıldar, yalnızlığımı paylaşırdı. " demiş.
Ertesi sabah ilk iş pencereyi açıp, etrafına bakınmış adam, belki kırlangıç oralarda bir yerlerde olabilir diye düşünmüş. Ama görememiş zavallı kırlangıcı...
Uzun kış geçmiş, yine yaz gelmiş... Etrafta kırlangıçlar, cıvıldıyarak uçmaya başlayınca; yalnız adam, heyecanla camını sonuna kadar açıp kuşu beklemiş... Ama hiç gelen olmamış.
Onun hevesle havada uçan kuşlara baktığını gören komşusu hikayeyi öğrenince hafif buruk bir sesle: "Sevgili komşum, anlaşılan sen kırlangıçların sadece 6 aylık bir ömürleri oduğunu bilmiyordun?" demiş. Bunu işiten yalnız adam çok üzülmüş ama üzülmek için de artık geç kaldığını anlamış...
***
Dikkatli olun... Farkında olun... Kendinize bir sorun... Acaba, siz kaç kırlangıç kovaladınız?
Hiç geri çevirmediniz mi bugüne kadar size sunulan bir dostluğu?
Hayatta bazı fırsatlar vardır ki, sadece birkez karşımıza çıkar, değerini bilemezsek kaçıp giderler. Ve asla geri gelmezler.... :((
Matematik gibidir kadın Uzaktan korkutucu Aldatıcıdır yakından
Matematik gibidir kadın Uzaktan gerek görmezsin yaklaşmaya Senin için birileri uğraşıyordur matematik ile Derdin yok rahatsın
Matematik gibidir kadın Yakından herşeyi kavradığını sanırsın Matematik yaptığını Ama sadece matematiğin yap dediğidir yaptığın
Matematik gibidir kadın Ne çok fazla uzak dur Ne de çok fazla yakın
Matematik gibidir kadın Hiç ummadığın bir anda hayatını kurtarır Hiç ummadık yerde başına iş açılır
Matematik gibidir kadın Bazı noktaları önceden kabul etmen gerek Bunlar sadece birkaç basit gerçek Ama matematikle çözülemez Üzerlerinde kafa yormaya çalışma sakın
Matematik gibidir kadın Bir teoremin ispatı için Bir diğerine ihtiyaç duyarsın
Matematik gibidir kadın Bazıları kolay gözükür ama ispatı yoktur Bazısı zor ispatlanır ama işe yaramaz Bazısını ise sadece matematikçiler anlar Bazısını onlar da anlamaz
Matematik gibidir kadın Sevsen de sevmesen de oradadır
Matematik gibidir kadın Şzerinde en iyi kağıt kalemle çalışılır
Genç,bir kızı severdi Kanlı gömlek giydirdiler Savaşa gönderdiler Hiç kar görmemişti daha önce Ekmek niyetine yedi Su niyetine içti İki kurşun yedi kalbine hayatında Birinde sevdi onu Birinde öldü Hiç kar görmemişti daha önce Kara gömüldü On altı yaşında genç bir kızdı Bir askere aşıktı Eline mendil verdiler Birgün gelir dediler Hiç mektup almamıştı daha önce Yastık niyetine başın koydu Kitap niyetine okudu İki şeye ağladı kalpten hayatında Biri gidişine onun Biri ölüm haberine Hiç mektup almamıştı daha önce O mektupla gömüldü.
Gözlerim gözlerinde dinlenirken eriyor, Eriyor yaklaşırken dudağına dudağım. Zerrelerim çözülmüş gibi sesler veriyor Ben sıcak bir denize inen buzdan bir dağım.
Yanında damla damla bittiğimi duyarım, Yoklarım, yerinde mi yüzüm, alnım, saçlarım? Bir göğüs geçirerek derim ki: "Yine varım, Fakat bir rü'ya gibi şimdi kaybolacağım."
Bir gün, için içimde neyim varsa alacak, Varlığım bir su olup kabından boşalacak, Benden nişan olarak kucağında kalacak Boş bir yığın: Elbisem, gömleğim, boyunbağım