January 19
Buda Sana Yakışır...

Sevmek;
İçinde güvercinlerin uçuş haliydi oysa düşlerimde,
Eski püskü ezgili bir türküydü,
Tıramvadan çıkmış yepyeni bir gülümseyiş haliydi,
Ağlayan çocuk gözlerine bahar balonları süsleyendi,
Kirlenmiş avuçlarında beyaz bir kelebekti tertemiz
Tertemiz !!!
Dipdiri bir vücudun en sakat ama, gizemli bir yeriydi,
Aşığın gözlerinde saklanan kanlı bıçaklı bir katildi,
Yalan hayatın ta kendisiydi !!!
Sevmek;
Bir uçurum kıyısında sevgilinin hayali ile sevişmekti,
Kollarında dans etmekti...
Şimdi sevmek eski siyah plaklar gibi kara,
Yepyeni yürek sevdasında yeşeren çiçekti...
Hadi çehrelerime sun yalan gözlerini...
Hadi kandır beni yine tomurcuk tomurcuk açan zehirlerinle,
Gülüşlerime batır siyah lekelerini,
İçime işle tövbeli geçmişini...
Savur rüzgarını düşlerime,
Darmadağın et renklerimi,
Buda sana yakışır...
.....GÜLÜMSE..... 
Durmadan kurulup dağılan bu yerde
Hiç bir dost arama.
Güvenilir bir sığınak, hiç! ...
Bırak acı yüreğinde konaklasın
Olmaza çare arama...
Kimse sana gülmeden sen acıya gülümse,
Yaşamana bak!
Önce, rahat olmayı dene. Ben, bir karış mesafeden, gözbebeklerinde kendi mimiklerimi ve tebessümümü görerek,
bu tonda konuşuyorsam seninle; Gülümsemeni beklemeye hakkım var, değil mi? Kendini iyi hisset.
Ve gülümse.....
Günün birinde yeni bir işyeri açmaya kalkarsam,
benimle çalışan herkes önce gülümsemeyi bilenlerin arasından seçilecek. Ve sonra onlar problemlerin üzerinden gülümseyerek atlamayı öğrenecekler.
...VE Bütün kapıların üzerinde notlar olacak,kocaman: "GÜLÜMSE"
Gülümseyen insanlarla mı yoksa
gülümsemeyen insanlarla mı vaktini geçirmek isterdin? İşyerinde, verimin yükselir miydi? yüzüne baktığın herkes gülümsüyor olsaydı? Ve sokaktaki problemler insanlar gülümsediğinde mi
gülümsemediğinde mi daha kolay çözüme ulaşırdı? Kendini iyi hisset.
Ve gülümse....
Gülümsediğinde kendini daha da iyi hissedeceksin...
Gülümse inadına
Düşmanlar çatlasın
Gülümse herşeye rağmen
Bir papatya busesi gibi
Tüm olumsuzlukların ardından
Tüm çığlıkların ardından
Gülümse inadına gülümse
Çatlasın düşmanlar
Tüm masumlar adına gülümse
Kara yüzler için de gülümse
Vazgeçme inadına gülümse
Ağlasan bile gülümse...
...VE ŞİMDİ,SEBEBSİZ YERE GÜLÜMSE "SIRF GICIKLIK OLSUN DİYE !!!"


SessizLik
İnsan en çok sustuğunda ağLar asLında.
SözcükLer döküLürken kaLemden kağıtLara,gözyaşLarı da seL oLur akar mısraLara...
Bu gün bir SessizLik çöktü içime nedense
SessizLik işte,avaz avaz susuyorum...
Bugün bir AğLayış çöktü içime nedense
GözyaşLarımı tutuyorum...
September 26
Matematik ve Kadın
Matematik gibidir kadın
Uzaktan korkutucu
Aldatıcıdır yakından
Matematik gibidir kadın
Uzaktan gerek görmezsin yaklaşmaya
Senin için birileri uğraşıyordur matematik ile
Derdin yok rahatsın
Matematik gibidir kadın
Yakından herşeyi kavradığını sanırsın
Matematik yaptığını
Ama sadece matematiğin yap dediğidir yaptığın
Matematik gibidir kadın
Ne çok fazla uzak dur
Ne de çok fazla yakın
Matematik gibidir kadın
Hiç ummadığın bir anda hayatını kurtarır
Hiç ummadık yerde başına iş açılır
Matematik gibidir kadın
Bazı noktaları önceden kabul etmen gerek
Bunlar sadece birkaç basit gerçek
Ama matematikle çözülemez
Üzerlerinde kafa yormaya çalışma sakın
Matematik gibidir kadın
Bir teoremin ispatı için
Bir diğerine ihtiyaç duyarsın
Matematik gibidir kadın
Bazıları kolay gözükür ama ispatı yoktur
Bazısı zor ispatlanır ama işe yaramaz
Bazısını ise sadece matematikçiler anlar
Bazısını onlar da anlamaz
Matematik gibidir kadın
Sevsen de sevmesen de oradadır
Matematik gibidir kadın
Şzerinde en iyi kağıt kalemle çalışılır
27 Ağustos 2001
Aşk ve Ölüm
On altı yaşında gençti
Genç,bir kızı severdi
Kanlı gömlek giydirdiler
Savaşa gönderdiler
Hiç kar görmemişti daha önce
Ekmek niyetine yedi
Su niyetine içti
İki kurşun yedi kalbine hayatında
Birinde sevdi onu
Birinde öldü
Hiç kar görmemişti daha önce
Kara gömüldü

On altı yaşında genç bir kızdı
Bir askere aşıktı
Eline mendil verdiler
Birgün gelir dediler
Hiç mektup almamıştı daha önce
Yastık niyetine başın koydu
Kitap niyetine okudu
İki şeye ağladı kalpten hayatında
Biri gidişine onun
Biri ölüm haberine
Hiç mektup almamıştı daha önce
O mektupla gömüldü.
12 Aralık 1988

ERİYEN ADAM
Gözlerim gözlerinde dinlenirken eriyor,
Eriyor yaklaşırken dudağına dudağım.
Zerrelerim çözülmüş gibi sesler veriyor
Ben sıcak bir denize inen buzdan bir dağım.
Yanında damla damla bittiğimi duyarım,
Yoklarım, yerinde mi yüzüm, alnım, saçlarım?
Bir göğüs geçirerek derim ki: "Yine varım,
Fakat bir rü'ya gibi şimdi kaybolacağım."
Bir gün, için içimde neyim varsa alacak,
Varlığım bir su olup kabından boşalacak,
Benden nişan olarak kucağında kalacak
Boş bir yığın: Elbisem, gömleğim, boyunbağım
Faruk Nafiz Çamlıbel